Browser, internet sitelerinin kodlarının bilgisayarımızda güzel bir biçimde görüntülenmesini sağlayan programlardır ve dilimize tarayıcı olarak geçmiştir. Sizin için genel performans, hız ve tasarım gibi özellikleri göz önünde bulundurarak en iyi 10 tarayıcıyı belirledik. İşte dünyanın en iyi 10 tarayıcısı!…

10 – Avant Browser

Avant browser, internet explorer tabanlı olup %500′e kadar zoom imkanı gibi bazı yararlı ek özellikler sunmaktadır. Düşük CPU kullanımı ve sade arayüzüyle dikkat çekmektedir.

9 – Deepnet Explorer

Deepnet Explorer, bünyesinde dahili olarak rss okuyucu ve p2p paylaşım desteğiyle gelmekte olan ilk tarayıcıdır.

8 – Seamonkey

Seamonkey irc chat eklentisini, email ve haber gruplarını dahili olarak bünyesinde bulunduran bir tarayıcıdır.

7 – Rockmelt

Google Chromium tabanlı bir tarayıcı olan Rockmelt, dahili chat, anlık arama, paylaşım gibi özelliklerle birlikte gelmektedir. Ayrıca facebook ile entegre bir biçimde çalışmakta ve Backend Cloud Service tarafından desteklenmektedir. Favori sitelerinizden bildirimler, bookmark senkronizasyonu, google chrome eklenti desteği gibi özellikleriyle Rockmelt Browser kesinlikle en iyi 10 tarayıcı listesinde bulunmayı haketmekte.

6 – Maxthon

Az bilinen başarılı browserlardan biri olan Maxthon, kişiselleştirilebilir bir arayüz sunan Çin merkezli bir tarayıcıdır. Yaygınlaşamamasının en önemli sebebinin yaşadığı güvenlik ve hız sorunları olduğunu söyleyebiliriz.

5 – Safari

Daha çok iphone ve ipad gibi Apple’ın mobil cihazlarında kullanılan bir tarayıcı olan safari, sade tasarımı ve kullanışlı arayüzüyle dikkat çekmekte. Mac bilgisayarlar dışında windows 7 platformu için de sunulan safari, ne yazık ki Windows 7′de Mac OS performansını verememekte. Bu uyumluluk sorunu nedeniyle listemizde 5. sırada bulunuyor.

4 – Opera

Bilgisayar dışında mobilde de en popüler tarayıcılardan biri olan opera, düşük hızlı bağlantılarda bile yüksek hızda browsing imkanı sunmakta. Birden fazla platformda hizmet vermenin avantajını iyi kullanan opera, favori sitelerinizi tüm cihazlarınızla senkronize etmektedir.

3 – Internet Explorer

Tüm zamanların açık ara en çok kullanılan tarayıcısı olan Internet Explorer; Google Chrome, Mozilla Firefox ve Safari gibi başarılı rakiplerinin piyasaya girmesinin ardından eski gücünü büyük ölçüde kaybetti. Eski saltanatından uzak olsa da, hala %30 gibi inanılması güç bir oranla liderliğini sürdürmekte olan tarayıcı, Windows 8 ile birlikte tekrardan yükselişe geçme hesapları yapmakta.

2 – Mozilla Firefox

Mozilla Foundation tarafından yaratılan Firefox, hemen herkesin bildiği ve en azından bir kez kullandığı, tüm zamanların en popüler ve güvenilir tarayıcılarından biri. Geniş eklenti desteği, hızı, internet standartlarıyla uyumluluğuyla tartışmasız ilk sırayı zorlayan bir tarayıcı olan Firefox, sayfa isteklerini yönlendirmek için Gecko sayfa motorunu kullanmakta. Endonezya ve Almanya gibi ülkelerde inanılmaz bir popüleriteye sahip olan başarılı tarayıcı Windows, Linux, OS X ve android işletim sistemleri için çözümler geliştirmiş durumda. Dünya genelindeki internet kullanıcılarının %20′sini elinde bulundurmaktadır.

1 – Google Chrome

Sadeliği, hızı ve belki de en önemlisi anlık arama özellikleriyle Chrome en iyi tarayıcı ünvanını kimseye kaptırmıyor. Google tarafından 2008 yılında piyasaya sürülen ve alıştığımız Google stratejisine paralel olarak sadeliğiyle ön plana çıkan Chrome, başarı basamaklarını hızla yükselerek günümüz web tarayıcı pazarının %40′ını ele geçirmiş durumda. Chrome’un başarısının bir diğer sırrı ise Google’ın diğer hizmetleriyle tam entegre bir biçimde çalışarak hesaplarınızı tek bir merkezden kontrol etmenize yardımcı olması. Chrome Store’dan indireceğiniz eklentilerle tarayıcınızı kişiselleştirebilir ve tarayıcı performansını daha üst seviyelere de çıkartabilirsiniz.

Avrupa Komisyonu tarafından 2010 yılında yayınlanan “Geleceğin İnterneti” başlıklı raporun 2020 yılına dair öngörüleri, internetin hayatımızın içinde daha da fazla yer alacağı gerçeğini ortaya koyuyor:

Günümüzde temel ses ve veri iletişiminin yaklaşık yüzde 40’ı internetten yapılıyor. 2020 yılında; bu oran yüzde 90’lara çıkacak.

Sosyal ağ kullanım oranını yüzde 30’lardan yüzde 85’lere yaklaşacak ve eğlence ihtiyacının yüzde 90’ı internet üzerinden karşılanacak.

İş bulma, iş arama ve istihdamla ilgili diğer hizmetler için interneti kullanım oranı yüzde 90’ları geçecek.

Bugün yüzde 70’lerde olan bilgiye erişim ve araştırma amaçlı internet kullanımı yüzde 90’lara ulaşacak, kamu uygulamaları yüzde 80 oranında internetten yapılabilir hale gelecek.

Güncel gelişme ve haberlere ulaşım amacıyla internet kullanımı yüzde 95’lere yaklaşacak ve üniversitelerde, mesleki eğitim ve yaşam boyu eğitim hizmetlerinde internet yüzde 90’lar seviyesinde kullanılacak.

 

Internet, hayatımızın olmazsa olmazlarından biri. Gerek gündelik yaşantıda, gerekse de iş hayatımızda sıklıkla kullandığımız bir araç. Peki ülke genelinde Internet kullanım oranı ne durumda?…

Türk Telekom, ülkemizin Internet kullanım profilini çıkarmak için 38 ilde başlattığı ve yüz yüze gerçekleştirdiği çalışmasını tamamladı. Elde edilen verilere göre, Türkiye’deki 19.1 milyon hanenin %52’sinde bilgisayar, %41’inde ise internet bağlantısı mevcut. Sonuçlar, bilgisayar kullanımında yaşanan artışla birlikte Internet kullanımında da artışın olduğunu gösteriyor. En çok tercih edilen bağlantı türü ise ADSL. Zaten günden güne birçok ADSL kampanyasıyla karşı karşıyayız sizin de bildiğiniz gibi.

Türk Telekom, Türkiye genelindeki 38 ilin toplamında yapılan çalışmada, 15 binin üzerindeki haneyle yüz yüze görüşmeler gerçekleştirdi. Buna göre Internet kullanıcılarının % 60.9 erkek, % 39.1’i ise kadın. Bu arada, eskiden Internet kafelerde Internet’e girmek sıklıkla tercih edilirken, son yıllarda bunun değiştiği ve artık kullanıcıların ev bağlantısını tercih ettiği görülüyor.

Peki Internet’i en çok neler için kullanıyoruz? İşte araştırma sonrasında en çok tercih edilenler:

İnternette gezme/inceleme %87
Facebook %82
E-mail %76
Yazılı mesaj/chat yapma %71
Müzik/radyo dinleme %67
Film/video izleme %66
Haber/gazete okuma %61
Görüntülü-sesli görüşme %59
Sesli görüşme %56
Oyun oynama %55
Müzik indirme %54
CD-DVD oyunları %45
Film/video indirme %44
TV izleme %41
Diğer sosyal medya %37
E-devlet işlemleri %32
Twitter %31
Yazılım indirme %29
İnternetten alışveriş %24
İnternet bankacılığı %23

Sunucu kiralarken nelere dikkat etmeli, neleri göz önünde bulundurmalıyız? Sunucu gerçekten çok önemli mi?…

1. Sunucunun internet hızı

Sitenize ait sayfaların yüklenme hızı önemli bir konudur. Her bağlantı çeşidi değişik oranlarda bilgi transferi gerçekleştirmekte ve bu birim olarak megabit/saniye (Mbps) olarak ölçülmektedir. Uluslararası İnternet omurgalarını oluşturan OC3 bağlantılarında hız 155 Mbps’dir. Bu hız 43 Mbps’lik T3 hatlarına göre 3 kat daha fazladır. Karşılaştırma yapılacak olursa, bir T3 hattı her biri 1.544 Mbps’lik kapasiteye sahip olan 30 T1 hattı kadar bilgi transfer kapasitesine, bir T1 hattı ise 54 tane 28,800 modem toplamı kadar kapasiteye sahiptir. T1 hatları genel olarak bir Web Hosting sağlayıcısının ihtiyaçlarını karşılamaz. Dolayısıyla iyi firmalar yedekli T3 hatları üzerinden müşteri web sitelerinin ihtiyaçlarını karşılarlar. Bununla birlikte hatların doluluk oranı da önemli bir faktördür. Web sitelerinde anlık hız sınırlamalarının ve kesintilerin olmaması için hatların %50 doluluk oranı altında bir kapasitede bulunmaları gerekir.

Sitenin bir ziyaretçi tarafından gezilirken yavaş olmasının 3 önemli nedeni vardır:

  1. Bilgisayarın yeterli aksama sahip olmaması
  2. Hosting aldığınız sunucunun internete bağlanma hızı
  3. Sayfalarınızın dosya olarak büyüklüğü

Hosting aldığınız Server’in internete çıkış hızı düşük ise ya da kapasitesinin üstünde hosting hizmeti veriyorsa doğal olarak sayfalarınızın yüklenme hızı yavaş olur. Ayrıca hız konusu sayfalarınızın boyutu ve hazırlandıkları programlarla da ilgilidir. Çünkü bazı siteler flash ve animasyon programları ile hazırlanır. Bu durum HTML formatta hazırlanan sitelere oranla flash kullanan sitelerin daha yavaş açılmasına yol açar.

2. Disk alanı ve Bandwith (Bant Genişliği)

Disk alanı: Sitenizin alan boyutu (sunucunun kaç megabayt olduğu) elbette ihtiyaçlarınız ve paranız ölçüsünde değişiklik gösterir. Geniş kapsamlı ve içeriği fazla bir site düşünüyorsanız, sitenize alacağınız alanın boyutunun da büyük olması gerekir. Sitenizde bol resim, müzik, flash kullanmayı planlıyorsanız site alanının büyük olmasına özen gösteriniz. Sitenizde e-posta hizmeti verecekseniz, bu hizmetin de oldukça fazla yer anlamına geldiğini unutmayın.

Genelde kişisel sayfalar için (resim, müzik, video, e-posta hizmeti barındırmayan) 5-25 MB, küçük kurum ve kuruluşlar için 50-250 MB, büyük kurum ve servisler içinse 250 MB üzeri bir alan almanız önerilir.

Bandwith: Bant genişliği, kısaca aylık veri transfer limitiniz anlamına gelir. Gelen ziyaretçilerin istekleri ve web sitesi üzerinde yapılan işlemler sonucunda ağ üzerinden giden ve gelen elektronik data miktarı genelde Dedicated Hosting türü dışında sınırlıdır. Okurlar adres satırına bir site adresi girdiklerinde tarayıcı sunucudan o sitenin ilgili sayfasını ister ve sunucu ile okurun tarayıcısı arasında bir veri iletişimi olur. Web sitenizin ne kadar çok ziyaretçisi olursa o kadar çok bant genişliğine ihtiyacınız olacaktır.

Her ay 20,000 kişi tarafından ziyaret edilen 50 kilobyte’lık bir web sayfası, aylık bir gigabyte’lık trafik anlamına gelir (50.000 bytes x 20.000 hit = 1 milyar byte veya 1 gigabyte). Sunucuyu alacağınız firmanın size sunduğu aylık bant genişliği ve bunun aşılması durumunda ne olacağı konularını mutlaka öğreniniz.

3. Sunucunun desteklediği programlar ve genel özellikleri

Sitenize İnternet üzerinden giriş yapabilmek, dosyaları göndermek ve yönetmek için kullanacağınız kontrol panel bu başlığın en temel unsurudur. Kontrol paneli size dosya, veritabanı, alan adı, e-posta gibi konularda yönetim imkanı verir. Bu yüzden hem yeni hem de güvenli olmalıdır. Sunucunuzun desteklediği yazılımlar, sitenizde yapmak istediklerinizi doğrudan etkileyecektir. İnternet siteleri tanıtımın yanında, hazırlanan dinamik formlar sayesinde daha farklı işlevleri de (İş başvuru formları, talep formları, kredi kartı ile satış gibi) yerine getirmektedir. Bu tür formların hazırlanması programlama dilleri (ASP, PHP, SQL, Javascript, Perl, CGI gibi) ile yapılmaktadır. Her yazılım gibi bu yazılımların da güncellenmiş versiyonları, dolayısıyla da farklılıkları vardır. Ayrıca hazırlayacağınız site dili ile ilgili ayrıntıları da unutmamak gerekir. Hosting şirketleri genelde maliyetleri nedeniyle açık kaynak yazılımları tercih etmektedir. Sitenizde kullanacağınız hizmetler için önceden araştırma yapıp, hangi yazılım ve versiyonlara ihtiyaç duyduğunuzu belirlemeye çalışın.

Hazırlayacağınız web sitesinin gereksinimlerini belirleyip, bu iş için ayırmayı düşündüğünüz bütçeye karar verdikten sonra, sıra web hosting firmaları arasında tercih yapmaya gelir. Firma seçimi konusunda dikkat etmeniz gereken başlıca noktalar şunlardır:

1) Seçtiğiniz firmalar hakkında araştırma yapın: Amacınıza uygun hosting paketi sunan firmalar hakkında yazılmış yorumları, yapılmış değerlendirmeleri okuyun. Örneğin Google’da ve webmasterların yoğun olarak ziyaret ettiği forumlarda arama yaparak çeşitli yorumlara ulaşabilirsiniz. Ancak bunu yaparken her okuduğunuza da inanmayın. Bazı yorumlar firma tarafından veya rakipleri tarafından yazılmış reklam ya da karalama amaçlı yorumlar olabilir.

2) Firmanın referanslarına bakın: Firmanın web sitesindeki referanslarının sayısına, niteliklerine, önemlerine gözatın. Eğer yapabilirseniz daha geniş yorum almak için referanslarda bulunan bir kaç sitenin yöneticisine mail atarak hosting firmalarından memnun olup olmadıklarını, teknik desteğin hızlı ve yeterli olup olmadığını sorun.

3) Firmanın müşterilerine sunduğu teknik destek: Bir firmanın teknik desteğini ölçmenin en kolay yolu, e-posta yollayarak onları test etmektir. Göndereceğiniz e-postanızda cevabı sitede yazıyor olsa bile teknik konularda sorular sorun ve uzun tutmaya özen gösterin. Sorularınız itinayla mı yoksa baştan savma mı cevaplandırılmış inceleyin. Eğer telefon veya msn desteği veriyorlarsa o yolları da kullanarak teknik desteklerini her yoldan test edin.

4) Firmanın sipariş sırasında size onaylattığı hizmet sözleşmesi: Eğer şirketin hizmet sözleşmesi yoksa, tercih etmeyin. Çünkü Hizmet sözleşmesi, anlaşmazlık durumunda geçerli yasal belgedir. Hizmet sözleşmelerindeki maddelerde sitede yer almamış maddeler olabilir. Bu nedenle dikkatle okuyup paketlerde size vaad edilen özelliklerin hizmet sözleşmesine nasıl yansıtıldığını inceleyin. Bazen sınırsız olarak belirtilen özelliklerin okuduğunuz sözleşmede sınırlandırıldığını görebilirsiniz.

5) Firma gerçek mi – sanal mı kontrol edin: Firmanın sanal ya da gerçek olduğunu, e-posta yoluyla öğrenebilirsiniz. Göndereceğiniz e-postada ticaret odasına kayıtlı olup olmadıklarını sorun ve bu bilgileri talep edin. Bir çok amatör firma web hosting işini şirketleşmeden yapmakta, herhangi bir sorun durumunda ortadan yok olmaktadır. Şirketleşmiş firmalarda ise böyle bir sorunla kolay kolay karşılaşmazsınız.

6) Firmanın ofis adresini ve telefon numarasını isteyin: Gelişebilecek her ihtimale karşı firmadan adres ve telefon bilgilerini alın. Eğer imkanınız varsa verdikleri adrese giderek veya telefonla onlara ulaşarak doğruluğunu kontrol edin.

7) Para iade garantisi olan firmaları tercih edin: Bazı firmalar memnun kalmayan müşterileri için 15 gün veya 30 gün süreli para iade garantisi sunar. Bu garantiyi sunan firmalardan hizmet almanız, fikrinizi değiştirmeniz durumunda paranızı geri alma olanağı sağlayacağı için yararlı olacaktır. Firma para iade garantisi yerine ücretsiz deneme hesabı sunuyorsa, bu fırsatı da değerlendirebilirsiniz.

yourwebsitevalue.com sitesi 10 farklı değişkenle web sitelerinin değerini ölçüyor, merak ettiğiniz bir website değerini bu site üzerinden kontrol edebiliyorsunuz. Bu site top 100 bölümünde dünyanın en değerli web sitelerini sıralamış…

  • Derinlik potansiyali (içerik)
  • Tanınırlık
  • Link tavsiye oranı
  • İlginçlik
  • Site geçmişi
  • Popülerlik

gibi 6 analiz istatistiği üzerinden yaptığı değerlendirme sonucuna göre ilk 20 liste aşağıda verilmiştir. Google listeye İngiltere (co.uk) ve Brezilya (br) domainleri ile birlikte 3 defa girmiştir. Yahoo Japonya (jp) domaini ile birlikte 2 defa, ebay ise Almanya (de) domaini ile birlikte yine 2 defa listeye girmeyi başarmıştır. Google yasak olduğu Çin ise kendi arama motoru baidu’yı, kendi ebay’ı taobao’yu ve kendi youtube’u sina.com.cn’ı listeye sokmayı başarmış.

Liste ve Yaklaşık Değerleri Şöyle;

1 –  http://google.com

$ 6,174,256,242

2 – http://facebook.com

$ 1,830,868,065

3 – http://yahoo.com

$ 1,490,354,931

4 – http://youtube.com

$ 865,176,650

5 – http://taobao.com

$ 737,025,078

6 – http://ebay.com

$ 631,728,644

7 – http://blogger.com

$ 531,991,737

8 – http://baidu.com

$ 489,485,594

9 – http://amazon.com

$ 478,332,436

10 – http://yahoo.co.jp

$ 449,841,300

11 – http://google.co.uk

$ 399,821,817

12 – http://alexa.com

$ 313,429,180

13 – http://wikipedia.org

$ 294,516,120

14 – http://twitter.com

$ 270,221,177

15 – http://myspace.com

$ 245,621,089

16 – http://google.com.br

$ 231,183,446

17 – http://ebay.de

$ 211,756,379

18 – http://sina.com.cn

$ 197,529,262

19 – http://flickr.com

$ 193,965,606

20 – http://blogspot.com

$ 180,594,005

Dünya üzerinde bulunan milyonlarca domainden hangisinin en pahalı olduğunu biliyormusunuz? Domain satışları günümüz piyasasında adeta ciddi bir iş konumuna geldi. Artık bir domainle milyonların sahibi olabiliyorsunuz. Fakat en pahalı domainin hangisi olduğunu biliyormusunuz? Bu listeyi okurken “keşke ben alsaydım” pişmanlığına düşeceğine eminiz fakat artık çok geç.

Listeye başlamadan önce unutulmaması gereken bir şey var ki internet siteleri arasında en çok aranan kelimelerde en pahali domainlerde +18 içerikler. Bunun listeyi etkilediğini gözden kaçırmamak lazım.

10 Numara SEO.com

Açılımı Search Engine Optimization yani arama motoru optimizasyonu olan ve içeriğinde türlü özellikler bulunduran SEO, 5.000.000 dolarlık bedeliyle dünyanın en pahalı 10 ncu domaini

9 Numara Korea.com

Bir ülke adı olan domainin fiyatı da SEO.com gibi 5.000.000 dolar.

8 Numara AsSeenOnTV.com

Neredeyse 10 sene önce satılan bu domain için ödenen para 5.100.000 dolar.

7 Numara Casino.com

7 nci sırada domain Casino.com bulunuyor. İşlevini hala devam ettiren siteler arasındaki Casino.com, online bir kumarhane. Fiyatı ise 5.500.000 dolar.

6 Numara Beer.com

Beer.com, listenin belki de en ilginç adına sahip domaini. Alcohol.com, wine.com, vodka.com gibi siteleri arkasında bırakan Beer.com’un satış fiyatı 7.000.000 dolar.

5 Numara Diamonds.com

Elmas kızların en iyi dostudur. Tabii ki doğru yerden doğru fiyata satın alındığında… Elmas değerindeki bu domainin fiyatı da tam 7.500.000 dolar.

4 Numara Business.com

Genellikle reklam ve arama motoru içerikli olan Business.com 11 yıl önce 7.500.000 dolara satıldı. Şu anki fiyatı ise muhtemelen kendini katlamış olabilir.

3 Numara Porn.com

İşte geldik +18 içerikli aramaların internet dünyasını nasıl etkilediğine. Arama değeri en yüksek kelimelerden olan Porn.com 2007 yılında 9.500.000 dolara satıldı.

2 Numara Fund.com

Nasıl bu paraya satıldığını bilmesekte Fund.com 2008 yılında 9.999.950 dolara satıldı. Garip ama gerçek…

1 Numara Sex.com

Elbetteki listenin başında tüm zamanların en pahalı domaini Sex.com bulunuyor. En yüksek arama değerleri ile fiyatı tam 14.000.000 dolar. Böyle bir siteye sahip olursanız yönlendirmelerden bile bu parayı çıkarabileceğinize emin olabilirsiniz.

Bu domainleri Freeporn.com, AltaVista.com, software.com, pizza.com ve England.com takip ediyor.

@, e-mail adresinin bir parçası olarak ilk kez 1971 yılında Ray Tomlinson tarafından kullanıldı. Bilgisayar mühendisi Tomlinson kendisine gönderdiği ilk elektronik mesajı kısaca ifade etmek için @ işaretini seçti. Peki neden @?

Klavyede kimsenin adında kullanılmayan ve karışıklığa yol açmayacak bir işaret aradım diyen Ray Tomlinson @ işaretini bu yüzden kullandığını belirtiyor.

İlk Keşişler mi Kullandı?

Peki bu işaret bilgisayar klavyelerinde nasıl kullanılmaya başlandı? Dilbilimciler bu noktada ikiye ayrılıyor. Bazılarına göre ilk olarak Ortaçağın başlarında el yazmaları üzerinde çalışan keşişler tarafından kullanıldı. Keşişlerin @ işareti, içinde, tarafına doğru, yanında anlamlarına gelen Latince kelime adi temsil ediyordu.

18. yüzyıldaki anlamı

Dilbilimcilerin büyük bir çoğunluğu @ işaretinin daha yakın bir tarihe, 18. yüzyıla ait bir buluş olduğunu düşünüyor. Uzmanlara göre @, o tarihte birim başına verilen fiyatı temsil eden ticari bir semboldü. 5 elma @ 10 peni denildiğinde, 5 elmalık bir birimin 10 peniye satıldığı ifade ediliyordu.

14. yüzyılda miktar ölçüsü

Ancak geçen Temmuz ayında İtalyan bir araştırmacı 14. yüzyıla ait bazı ticari Venedik belgelerinde belirgin bir şekilde @ işaretinin kullanıldığını ortaya çıkardı. Bu belgelerde işaret anfora ya da küpü sembolize eden bir miktar ölçüsü olarak kullanılıyordu. Giorgio Stabile adlı araştırmacı ayrıca 1492 tarihli bir Latince-İspanyolca sözlükte anforanın bir ağırlık ölçüsü olan arrobaya çevrildiğini keşfetti.

İlk olarak Underwood´un klavyesinde

Bunların sonucunda @ işareti ticari a olarak 1885´te, yazı makinelerinin ilk örneği olan Underwood´un klavyesindeki yerini aldı. O tarihten yaklaşık 80 yıl sonra da bilgisayar klavyelerine e-mail işareti olarak geçiş yaptı.

“Tasarım, genelde birkaç yıl içerisinde değişir hatta bazen seneler boyunca değişmez. Ancak iş Web tasarımına geldiğinde trendler çok çabuk değişiyor.” Diyor TNW’den Amber Turner.

Gelişen teknolojilerle birlikte sürekli iletişim halinde olan internet ve Web siteleri, bu değişimin ilk hissedildiği yerlerden. Peki daha hızlı, daha sade ve kullanıcı deneyimini en üst seviyeye taşımaya odaklayan Web sitelerinde, 2016 yılında tasarım açısından nasıl trendler göreceğiz?

Web sitelerinde önemli olan şey, anlatmak istediğiniz görsel ya da metni, kullanıcıya net ve hızlı bir şekilde ulaştırmaktır. Bunun için de tasarımda gidilecek değişiklikleri Shellshock isimli firma aşağıda göreceğiniz gibi üretiyor.

Daha net ve daha sade olmak bu tasarımın ana hedefi. Kart biçiminde navigasyon bölümleri kolay bir kullanabilirlik sunmayı hedefliyor.

İnternet olduğu süre boyunca scroll (mause orta tekerleğiyle Web sitesi içerisinde aşağı ya da yukarı çıkmak) denen fiil hep olmuştur. Ancak insanlar daha az scroll yapmak istiyorlar. Bunun için de Uppercase gibi tasarımcılar 2016’da trend olacak işler yapabilirler.

Hızlanan siteler ve internet, modüler yapıları 2016 yılı itibariyle daha fazla görebileceğiz. Bunun için ise Brad Frost’un “Atomic Design” adını verdiği ve tek bir katman yerine birçok katmandan oluşan Web sitesi tasarımlarını görebiliriz.

2016’da trendler arasında daha düz hatlar olacak. Bunun için Google logosu örnek verilebilir. Bu tasarımsal değişiklik, Web sitelerini mobilde görüntüleyen insanlara da okuma kolaylığı getiriyor.

Google’ın 2014 yılında ürettiği Material dizayn da 2016’da sıkça kullanılacak. Material dizayn daha gerçekçi hareketler sunmayı hedefleyen bir tasarım biçimi olarak çıkışını gerçekleştirmişti.

Web sitelerinde görmeye başladığımız kullanıcıların kendi fotoğraflarını, giflerini hatta videolarını kullanmaları da 2016’nın trendlerinden olacak. Böylece ekran karşısındaki kişiyle daha yakın bir iletişim kurulmak isteniyor.

Geçtiğimiz senelerde görmeye başladığımız üyelik alımı yaparken bir kutucukta değil de bütün bir sayfada bilgilerinizi girmek 2016’da daha da fazla kullanılmaya başlanacak olan bir trend olarak göze çarpıyor.

Hızla gelişen trendler Web tasarımcıları tarafından hemen uygulandığı için Web siteleri gittikçe daha fazla birbirlerine benzemeye başladılar. Tasarımcılar da kalabalığın arasından sıyrılmayı, kullandıkları değişik animasyonlarla sağlamaya çalışıyorlar. 2016 yılında Web sitelerinde daha fazla animasyon görebileceğiz. Aşağıda Twitter’ın kullandığı “beğenme” animasyonunu kare kare görebiliyorsunuz.

Göze güzel görünen bir tasarımınızın olması, ne yazık ki sitenizin iyi işleyeceği anlamına gelmiyor. İnsanların Web sitelerinde tıkladıkları bir şeyin doğru çalışmaması, onların siteyi terk etmelerine neden olabiliyor. Yani tasarımcılar 2016 yılında tasarıma verdikleri önemi, sitenin doğru çalışmasına da vermek zorundalar.

Birçok Web tasarımcısı, işlerini tarayıcılarda yapıyorlar. Ancak bu 2016 yılında değişecek gibi duruyor. Tasarımcılar Photoshop, Illustrator ve Sketch gibi programları artık daha fazla kullanacaklar.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu ‘Önümüzdeki hafta yoksul ailelere bedava internetvermeye başlayacağız’ dedi

Bakan Ramazanoğlu, yoksul ailelere internet paketlerinin önümüzdeki hafta verilmeye başlanacağını kaydederek, “Ellerinde tableti olan çocuklarımız evinde internet paketi olmadığı için evlerinden çıkıp başka mekanlara gitmek zorunda kalıyorlar. Ruhsatlı internet kafeleri dışarıda tutarak söylüyorum. Ama birçok yerde çocuklar internete girmek amacıyla gidiyorlar ancak orada birçok tehlike ve tehditlerle karşı karşıya kalıyorlar. Bizim ailelere ulaştıracağımız ücretsiz internet paketleri hükümetimizin ilk icraatlarından biri olacak. Bakanlık olarak hazırlıklarımızı tamamladık. Diğer bakanlıklarla da görüşüp başlatacağız. Yoksul aileleri de tespit ettik. Bu çalışma Türkiye’nin önünde devrim olan bir çalışma olacak. Önümüzdeki hafta yoksul ailelere bedava internet vermeye başlayacağız” diye konuştu.

İki bakan, daha sonra basına kapalı olarak gerçekleştirilen İl Koordinasyon Kurulu toplantısına katıldı.

Nokta İstanbul Projesi’nde yer alan “.ist” ile “.istanbul”, uzantılı alan adları, aralarında New York, Londra, Barcelona, Berlin, Moskova, Sidney ve Tokyo’nun da olduğu metropol şehirlerle rekabete girerek, Türkiye’nin tanıtımına ve marka değerine katkı sağlıyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesinin alan adları için başvurduğu İnternet Tahsisli Sayılar ve İsimler Kurumuna (ICANN) 60 ülkeden bin 930 talepte bulunuldu. Değerlendirme sonucunda 65 şehirle İstanbul’un başvurusu da kabul edildi. Böylece İstanbul, “.istanbul” ve “.ist” gibi üst düzey alana sahip dünyada nadir şehirlerden biri haline geldi. Şehrin markasını dijital platformlara taşıyan proje, girişimcilere de yeni yatırım alanları sağladı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Medya AŞ Genel Müdürü Bekir Kaplan yaptığı açıklamada, “Nokta İstanbul” serüveninin 2012 yılında başladığını söyledi.

“BU PROJE SADECE, İSTANBULLULARI İLGİLENDİRMİYOR”

Güçlü bir markayı dijital platformlara yansıttıklarına değinen Kaplan, “Bu proje sadece, İstanbulluları ilgilendirmiyor. Trabzon, Diyarbakır, Ankara, İzmir ve Antalyalıları da ilgilendiriyor. Hatta yurt dışından, İstanbul özlemi çeken birçok vatandaşımızın da bu proje dikkatini çekiyor.” değerlendirmesini yaptı.

Bekir Kaplan, ilgililerin “www.nic.istanbul” internet sitesinden detayları öğrenebileceklerini söyledi. Projenin genç girişimciler için de bazı fırsatlar barındıracağını vurgulayan Kaplan “yemek.istanbul, otel.istanbul ve futbol.istanbul” gibi uzantılar ile İngilizce farklı versiyonlarının büyük ilgi çekeceğini vurguladı.

“HER MECRADA BULUNACAĞIZ”

Sosyal medyada “İstanbul” hesabını binlerce kişinin takip ettiğini kaydeden Kaplan, internet dünyasının her mecrasında olmaya devam edeceklerini belirtti.

“İSTANBUL’A RAĞBET BÜYÜK”

Kaplan, internette alan adı hakkına sahip 66 şehrin birbiriyle kıyasıya rekabete girdiğini dile getirerek, “İstanbul, New York,Londra, Barcelona, Berlin, Moskova, Sidney ve Tokyo ile yarışıyor. Bu şehirler arasında İstanbul’a inanılmaz bir rağbet ve teveccüh var.” dedi.